Dubrovnik Uçak Bileti

Yeni Uçuş Ara
KALKIŞ
VARIŞ
GİDİŞ TARİHİ
DÖNÜŞ TARİHİ
YOLCU SAYISI - SINIF

Yetişkin
12+ Yaş

- +

Çocuk
2-12 Yaş

- +

Bebek
0-2 Yaş

- +

NEREDEN

Havalimanı, şehir veya kod giriniz

Yakınımdaki Havalimanını Bul

Yakındaki Havalimanları

Yakındaki havalimanları aranıyor...

    Geçmiş Aramalar

    • Herhangi bir kayıt bulunamadı

    NEREYE

    Havalimanı, şehir veya kod giriniz

    Yakınımdaki Havalimanını Bul

    Yakındaki Havalimanları

    Yakındaki havalimanları aranıyor...

      Geçmiş Aramalar

      • Herhangi bir kayıt bulunamadı

      DUBROVNIK

      Hırvatistan’ın en güneyinde yer alan Dubrovnik, Adriyatik Denizi kıyısında en gözde tatil rotalarından biridir. Tarihi geçmişi, sıcak kanlı insanları ve romantik havasıyla özellikle çiftlerin rağbet gösterdiği yerlerin başında gelir.

      Büyük deprem ve savaş dönemlerinde büyük yıkım yaşamasına karşın UNESCO’nun desteğiyle çoğu yapı hala ayakta durmaktadır. Geçmişi 7. yüzyıla dayanan şehir, Venedikler, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır.

      İster şehir surları üzerinde keyifli bir yürüyüş yapabilir, ister tekne turlarıyla büyüleyici güzellikteki adalarda gezintiye çıkabilirsiniz.

      Bu yazımızda ‘Aşıklar Şehri’ Dubrovnik’in tarihi ve romantik yaşantısını anlatmaya çalışacağız.

      DUBROVNIK’E NASIL GİDİLİR?

      En ideal ulaşım yolu, İstanbul’dan Dubrovnik’e düzenlenen direkt uçuşlardır. Otobüs veya tren gibi alternatifler bulunmasına karşın 20 saatten fazla yolculuk yapmak zor olabilir. Bu yüzden günde 1 defa düzenlenen 2 saat 10 dakikalık uçuşlarla soluğu rahatlıkla Hırvatistan’da alabilirsiniz.

      Türk Hava Yolları ve Croatia Airlines’ın günde 1 defa direkt uçuşları bulunmaktadır. Alternatif olarak Zagreb üzerinden aktarmalı uçuşlar bulunmasına karşın en uygun rota, İstanbul’dan Dubrovnik’e düzenlenen direkt uçuşlardır.

      Havalimanından şehir merkezine uçuş saatlerine göre ayarlı otobüs seferleri yapılmaktadır. Yaklaşık yarım saatlik bir yolculukla merkeze ulaşabilirsiniz.

      Küçük bir şehir olan Dubrovnik’te gezilecek yerler genellikle yürüme mesafesindedir. Araç kiralamak, yüksek otopark ücretleri nedeniyle mantıksız kalmakta. Günlük seyahat kartlarıyla rahatlıkla şehirde dolaşabilirsiniz. Adaları gezmek isteyenler ise eski limandan kalkan gemileri kullanabilirler.

      Ek olarak belirtmek gerekirse çeşmelerden akan sular oldukça temiz ve içilebilirdir. Bir şişe su aldıktan sonra mola duraklarınızda çeşmelerden akan soğuk suyun tadını çıkartabilirsiniz. 

      Dubrovnik

      DUBROVNİK’TE NEREDE KALINIR?

      Dubrovnik küçük bir şehir olmasına karşın konaklama konusunda birçok alternatife sahip. İster 5 yıldızlı otellerde, isterseniz küçük butik otellerde kalabilirsiniz. Otellerde yer bulamasanız bile yerel halkın evlerinde kiraladıkları odalardan faydalanabilirsiniz. Böylece Dubrovnik’te oldukça uygun fiyata konaklama ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

      Oteller genellikle Eski Şehir denen merkezde ve sahil şeridinde yer almaktadır. Şehir gezisini ön planda tutanlar Eski Şehir’i tercih ederken, denize de girmek isteyenler kıyı kesimlerinde kalmaktadır.

      DUBROVNİK’TE GEZİLECEK YERLER

      Dubrovnik Surları, şehrin en önemli kısmını çevreleyen duvarlardır. Eski şehri tamamen saran surlar, 1970 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir. Yaz aylarında ziyaret ettiyseniz, mutlaka sabah saatlerinde geziye başlamalısınız. Yaklaşık 2-3 saat sürecek yürüyüş, öğle sıcağına kalmadan bitmeli.

      Dubrovnik Kalesi olarak da bilinen Lovrijenac Kalesi, 37 metre yüksekliğinde ve kayalıkların üzerine inşa edilmiştir. Özellikle denizden gelecek saldırılara karşı stratejik bir konuma sahip kale, 11. yüzyıldan bu yana ticari merkez olarak kullanılmıştır. 

      Pile Gate, eski şehre açılan en önemli iki kapıdan biridir. Ana kapıdan girdikten sonra sola kıvrıldığınızda önünüzde 2 kilometre uzunluğundaki surlar başlar. 

      Franciscan Manastırı, Pile Kapısı’nın hemen yanında yer almaktadır. 14. yüzyılda yapılan yapı, duvarları içerisinde dünyanın en eski eczanelerden birine ev sahipliği yapar. Ayrıca manastırın duvarında yer alan maskeron taşı ilginç bir hikayeye sahiptir. Rivayete göre aşk hayatında oldukça şanssız bir adam bir takıntı elde edinir. Eğer bu taşın üstünde dengede dururken tişörtünü çıkartıp giyebilmeyi başarırsa hayatının yoluna gireceğine inanır. Uzun bir süre bunun için çabalayan genç adam sonunda amacına ulaşır ve kısa bir süre sonra da hayatının aşkını bulur.

      • Surların üzerindeki yürüyüşünüz esnasında karşınıza Minceta Kulesi gelecektir. Osmanlı akınlarına karşı Papa’nın desteğiyle 15. yüzyılda inşa edilmiştir. Surların en yüksek noktası olduğundan şehrin siluetini en güzel izleyebileceğiniz noktadır.

      Ploce Kapısı, Pile Kapısı ile birlikte şehrin en önemli diğer girişidir. Bosna’nın Osmanlı Devleti tarafından fethedilmesi sonra Revelin Kalesi ile güçlendirilmiştir. 

      Sponza Sarayı, Stradun Caddesi üzerinde yer alan ve 16. yüzyılda inşa edilen yapıdır. Gotik mimariye sahip saray, 17. yüzyıldaki büyük deprem sonrası ayakta kalan nadir eserlerdendir. Şehrin ruhunu yansıtan bina, günümüzde savaş müzesi olarak kullanılmaktadır.

      Dominican Manastırı, Ploce Kapısı’ndan şehre girdikten sonra ilk karşılaşacağınız kilisedir. 13. yüzyılda inşa edilen devasa yapı, 15 ve 16. yüzyıllara ait birçok önemli sanat eserine ev sahipliği yapar.

      Orlando Sütunu ve Saat Kulesi, Sponza Sarayı’nın yanında yer alan ve şehrin iki önemli sembolüdür. 15. yüzyılda inşa edilen Orlando Sütunu, şehrin korunmasında büyük role sahip bir şövalyenin anısına dikilmiştir. Her yıl geleneksel olarak bu sütunun önünde anma ve festivaller düzenlenir. 

      Onofrio Çeşmesi, Pile Kapısı’nın girişinde ve Sponza Sarayı yakınlarında olmak üzere iki tanedir. Pile Kapısı yakınlarındaki Büyük Onofrio Çeşmesi, 15. yüzyılda şehri etkisi altına alan veba salgınına karşılık su ihtiyacını karşılamak üzere yapılmıştır. 

      Rektör’ün Sarayı, Rönesans döneminden kalan bir diğer önemli yapıdır. Gotik ve Barok tarzı mimarisiyle büyüleyen saray, günümüzde Dubrovnik Tarih Müzesi olarak kullanılmaktadır.

      Çan Kulesi, 15. yüzyılda inşa edilen Rektör’ün Sarayı’nın yanında yer almaktadır. Zamanın yavaş akması nedeniyle yelkovanı bulunmayan saati ve zelenci ismindeki iki asker heykeliyle turistlerin büyük ilgisini çeker. 

      Orlando Sütunu’nun arkasında yer alan Saint Blaise’s Kilisesi, şehrin en önemli dini yapılarından biridir. Rivayete göre şehrin koruyucusu olan Aziz Blaise, Venedik saldırısı öncesi bir gece vakti kilisenin rahibini uyarır. Rahip yaşlı adamdan aldığı uyarıyı hemen konseye iletir. Kapılar kapatılarak şehir savunma pozisyonu alır. Ertesi gün Venedik donanması şehre girecek kapı bulamayınca geri dönerler. 

      Dubrovnik Katedrali, 12. yüzyılda inşa edilen ve şehrin en eski yapılarının başında gelir. Haçlı seferleri esnasında Lokrum Adası açıklarında gemisi batan İngiliz Kralı Richard tarafından yaptırılmıştır. Şans eseri hayatta kalmayı başaran İngiliz hükümdar, Tanrı’ya şükranlarını sunmak için büyük bir bağışta bulunur. Büyük depremde ağır hasar gören katedral, daha sonra tekrar orjinaline bağlı kalınarak onarılmıştır. 

      Ploce kapısının dışında yer alan teleferik, tüm şehri yukardan izlemek için şahane bir nokta. Ulaşımı biraz zor olmasına karşın bindikten sonra yaklaşık 3 dakika içinde 400 metre yüksekliğe çıkılıyor. Enfes manzaraya kesinlikle değecektir.

      Saint Ignatius Kilisesi ve Merdivenleri, 17. yüzyılda inşa edilen ve Roma’daki meşhur Aziz İgnatius Cizvit Kilisesi’nin bir kopyasıdır. Gotik tarzı ile ünlü Game of Thrones (Taht Oyunları) dizisinin çekim yaptığı yerlerdendir.

      Banje Plajı, Eski Şehir’in yanı başında yer alan tatil mekanı. Büyük bir kumsala sahip olan plaj, sadece yöre halkının değil gelen turistlerin de favori noktalarından biridir.

      Ploce Kapısı’nın dışındaki eski limandan kalkan teknelerle gidilen Lokrum Adası, Dubrovnik’in en önemli adasıdır. Başta rüzgar sörfü olmak üzere çeşitli sporlara ev sahipliği yapan ada, sahil şeridine göre sakin yaşantısıyla dikkat çeker.

      Dubrovnik

      DUBROVNİK’TE NEREDE VE NE YENİR?

      İtalyan ve Boşnak mutfaklarından oldukça etkilenen Dubrovnik’te deniz mahsulleri birinci sırada yer alır. Özellikle limanda yer alan restoranlarda en taze ve lezzetli deniz ürünlerini tadabilirsiniz.

      Pizza ve makarnacıların ağırlıkta olduğu şehirde McDonald’s ve Burger King gibi fast food dükkanlarına rastlanmanız mümkün değil. Taş fırınlarda yapılan bol malzemeli pizzalar, deniz ürünlerinden sonra en çok tercih edilen yemek çeşididir. 

      Boşnak köftesi olarak Cevapcici, Dubrovnik’te en çok rağbet gösterilen et yemeklerinin başında gelir. İnegöl köftesiyle büyük benzerlik gösteren yemek, özellikle Boşnak restoranlarında denenebilir.

      Zelene Menestra, sebze ağırlıklı bir yahni türüdür. 

      Dubrovacka Rozata, Dubrovnik’in yerel tatlısıdır. Yanık krema olarak bilinen Rozata, karamel ve kremadan yapılır.

      Dondurma, yaz aylarının vazgeçilmezidir. Doğrudan Dubrovnik’e has dememekle beraber kaliteli yapılan sakız dondurmalar oldukça revaçtadır. 

      DUBROVNİK’TE GECE HAYATI

      Dubrovnik’te gece hayatı hareketli olmasına karşın sınırlı sayıda alternatife sahip. Şehrin en ünlü caddesi Stradun üzerindeki barlar hareketli ancak şehirdeki yüksek ses yasağı nedeniyle erken kapanmaktadır.

      Şehrin en ünlü gece kulübü Revelin’in yanı sıra Lazareti, Fuego Latino Club ve Capitano diğer alternatifler. Kapanan barlardan sonra insanlar büyük çoğunlukla bu mekanlara akın eder.

      DUBROVNİK’E NE ZAMAN GİTMELİ?

      Adriyatik Denizi’nin kıyısında yer alan Dubrovnik’te Akdeniz iklimi hakimdir. Kış ayları yağışlı ve soğuk geçmektedir. Yaz aylarında özellikle öğlen güneşine dikkat ederseniz, Nisan ile Eylül arası ziyaret etmek için en uygun zaman dilimidir.

      Denizi her daim serindir. Hem şehir gezisi hem de denize girmek isteyenler, Ağustos dönemini değerlendirmeli. Sabah ve akşamüstü saatlerinde şehri gezerken, öğle saatlerinde denize girerek serinleyebilirsiniz.

      DUBROVNİK VİZE İŞLEMLERİ

      Hırvatistan’ın 2013 yılında Avrupa Birliği’ne dahil olmasıyla beraber Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Dubrovnik’e gitmeleri için Schengen vizesi alması gerekir. 

      DUBROVNİK FESTİVALLERİ

      · Libertas Film Festivali – Haziran

      · Opera ve Klasik Müzik Festivali – Temmuz

      · Tiyatro Festivali – Ağustos

      · Uluslararası Film Festivali – Ekim

      uygunfiyat-apps
      • Amsterdam

        uygunfiyat ucuz uçak bileti

        Amsterdam, Hollanda‘nın başkenti ve Avrupa’nın en popüler ve en ilginç turistik şehirlerinden biridir.

      • Mexico City

        uygunfiyat ucuz uçak bileti

        20 Milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık başkentlerinden biri olan Mexico City, Güney ve Orta Amerika’nın en çok turist çeken yerlerinin başında geliyor.

      • Zürih

        uygunfiyat ucuz uçak bileti

        Bankacılık merkezi olan Zürih hem tarihi mekanları hem de İsviçre’nin meşhur doğal güzellikleri ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri!

      • Münih

        uygunfiyat ucuz uçak bileti

        Almanya’nın güneydoğu kısmında yer alan Münih, başkent Berlin ve Hamburg’dan sonra ülkenin en büyük üçüncü kenti konumunda.

      • Ljubljana

        uygunfiyat ucuz uçak bileti

        Sahip olduğu yeşil alanlar ile ününü tüm dünyaya yayan ve “2016 Avrupa Yeşil Başkenti” seçilen Ljubljana hem eski hem de yeni şehir kısmıyla ziyaretçilerine eşsiz bir tatil vadediyor!

      • Bangkok

        uygunfiyat ucuz uçak bileti

        Eski ve yeninin büyüleyici karışımının en güzel örneklerinden birini sunan Bangkok, ölmeden önce mutlaka gezip görmeniz gereken şehirlerin başında geliyor.